Diş Eti Hastalıkları: Türleri, Tedavileri ve Korunma Yolları

0
1546
diş eti hastalıkları

Periodontal hastalıklar veya diş eti hastalıkları, dişleri çevreleyen diş eti ve kemik dokularının (periodontal dokular) iltihaplanmasıdır.

En yaygın iki diş eti hastalığı şunlardır:

  • Diş eti iltihabı – diş etinin diş boyunları boyunca iltihaplanması ve
  • Periodontit – dişlerin kemik ve dokularını etkileyen iltihaplanma.

Diş Eti İltihabı (Jinjivit)

Çocukların çoğu dişlerin boyunlarında diş eti dokusunun iltihaplanmasıyla ilgili belirtiler gösterirler. Yetişkinler arasında diş eti hastalığının başlangıç ​​aşaması yaygındır. Bu rahatsızlık diş eti iltihabı olarak adlandırılır ve diş eti kenarlarında kızarıklık, şişlik ve fırçalama esnasında kanama gibi belirtilere neden olur. Diş eti iltihabı, hem kronik hem de akut formlarda ortaya çıkar. Akut jinjivit genellikle spesifik enfeksiyonlar, mikroorganizmalar veya travma ile ilişkilidir. Dişleri saran dokuların kronik iltihabı, dişleri ve diş etlerini kaplayan bakteriyel biyofilm (plak) ile ilişkilidir. Jinjivit bir zamanlar, dişleri çevreleyen hem diş eti hem de kemik dokusunun kaybına yol açan, kronik ve zamanla kötüleşen bir hastalığın ilk evresi olarak görülmüştür. Günümüzde ise diş eti iltihabının etkili kişisel ağız hijyeni uygulamaları ile tersine çevrilebileceği bilinmektedir. Diş fırçalamanın günlük bakımın bir parçası olarak kabul edilmesi, genellikle ağzın daha temiz olmasına ve özellikle genç yetişkinler arasında daha az iltihap belirtileri görülmesine neden olmuştur. Ancak, diş eti iltihabı hala yaygın olarak görülmektedir.

Periodontit

Periodontal hastalık kemik ve destekleyici dokuları etkilediğinde, periodontit olarak adlandırılır. Diş ve diş etleri arasında boşluklar oluşmasına yol açar. Bu ilerleyebilir ve dişlerin gevşemesine veya diş kaybına neden olan kronik periodontal yıkıma neden olabilir. Birey, nispeten kısa süreli hızlı kötüleşmeleri takiben hafifleme dönemleri yaşayabilir. Yetişkinlerin çoğunluğu diş eti iltihabından etkilense de, diş eti iltihabı her zaman periodontite dönüşmez. Diş eti hastalığının ilerlemesi, ağız hijyeni ve genetik yatkınlığı içeren bir dizi faktörden etkilenmektedir. Periodontal hastalığın erken tespiti için karşılaşılan zorluklardan biri de hastalığın “sessiz” doğasıdır. Bu hastalık ağrıya neden olmaz ve fark edilmeden ilerleyebilir. Erken evrelerinde görülen tek belirti, diş fırçalama sırasında yaşanan diş eti kanamaları olabilir. Hastalık ilerledikçe ve diş etleri bozulduğunda, kanama durabilir ve dişler gevşemeye başlayana kadar başka belirgin bir belirti olmayabilir. Diş eti hastalıkları çoğu durumda tedaviye cevap verir. Ortaya çıkan hasar büyük ölçüde geri çevrilemez. Ancak hastalığın ilerlemesi durdurulabilir.

Diş Eti Hastalıkları: Etkileyen Faktörler

Diş eti hastalığının bir bireydeki ilerleme hızı, bakteri plağının virulensine (atak gücüne) ve kişide lokal ve sistemik immüno-enflamatuar yanıtların verimliliğine bağlıdır. Bakteri plağı sorunu ile vücudun immüno-enflamatuar yanıtları arasındaki genel denge, diş eti sağlığı için kritik öneme sahiptir. Güncel araştırmalar kişilerin tedaviye verdikleri yanıtların, belirli çevresel ve genetik faktörlerden etkilendiğini göstermektedir. Bu bağlamda, örneğin, diyabet, HIV enfeksiyonu, lösemi ve Down sendromu olan kişilerde, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde daha ciddi diş eti hastalığı formlarının ortaya çıkması yaygındır.

Sigara ve diyabet periodontal hastalık için iyi bilinen risk faktörleridir. Akut nekrotizan ülseratif diş eti iltihabı (Vincent hastalığı) neredeyse sadece sigara içenlerde görülür.

Diyet de diş eti sağlığı üzerinde hem plak birikimi hem de vücudun immüno-enflamatuar yanıtları bakımından etkilidir.

Stres’in de diş eti hastalıkları üzerinde etkili olduğu düşünülmüştür, ancak bu ilişkinin fizyolojik bir temeli mi vardır yoksa durum stres altındaki bireylerin düzenli olarak iyi ağız hijyeni sağlama olasılığının düşük olmasından mı kaynaklanır, bu bilinmemektedir.

Daha önce belirtildiği gibi, diş eti hastalıklarının büyük çoğunluğu günlük plak temizliği (diş fırçalama ve diş ipi kullanımı) ile kolayca önlenebilir. Bununla birlikte, dolguların etrafından sarkan kenarlar ve yetersiz konturlu dolgular gibi diş etrafındaki düzensizlikler ve bazı protez tasarımları diş temizliğini güçleştirir ve plak birikimini teşvik eder. Kalsifiye ve sertleşmiş plağın (tartar) varlığı da plağın daha kolay birikmesine neden olabilir ve profesyonel diş taşı temizliği gerektirir.

Bununla birlikte, nüfusun çoğunluğu için, diş eti sağlığı, uygun ağız hijyeni uygulamalarına ek olarak davranışsal ve çevresel risk faktörlerinden (örneğin, tütün dumanı, stres, zayıf beslenme) kaçınarak etkili bir şekilde korunabilir.

Diş eti hastalıkları, sistemik hastalıklara (örneğin Kardiyovasküler hastalık, enfektif endokardit, bakteriyel pnömoni, düşük doğum ağırlığı, diyabet) daha yüksek yatkınlıkla ilişkilidir. Bu sebeple diş eti hastalıklarını kontrol altına almak sadece ağız sağlığı açısından değil, aynı zamanda genel sağlık açısından da oldukça önemlidir.

Diş Eti Hastalığının Önlenmesi ve Tedavi Yöntemleri

Plak kontrolü, diş eti hastalıklarının kontrol altına alınması ve diş eti sağlığının korunması için en önemli yöntemdir. Plak kontrolünün iki aşaması vardır:

  1. Bireysel plak kontrolü: Bireylerin diş eti sağlığını korumak ve iyileştirmek için yapmaları gerekenler (örneğin diş fırçalama ve diş ipi kullanma)
  2. Profesyonel Plak Kontrolü: Diş hekimlerinin diş eti sağlığını korumak ve iyileştirmek için yaptıkları uygulamalar (örneğin profesyonel diş temizliği) Diş eti hastalığının tedavisi için ise cerrahi ve cerrahi olmayan birçok uygulama bulunmaktadır.

Bireysel Plak Kontrolü

Diş Fırçalama

En önemli plak kontrol yöntemi, erken çocukluk çağından itibaren günlük bir rutin haline getirilmesi gereken diş fırçalamadır. Ebeveynler, çocuklarının dişlerini fırçalamaya ilk diş ağızda görünür görünmez başlamalıdır. 2 yaşına kadar diş macunu kullanılmamalıdır, 2 yaşından itibaren ise 1.000-1,500 ppm florür içeren, bezelye büyüklüğünde diş macunu tavsiye edilir. Ebeveynler, çocuk kendi dişlerini etkin bir şekilde fırçalamak için yeterli el becerisi geliştirene kadar (yaklaşık 7 yaş civarına kadar), çocuğun dişlerini fırçalamaya devam etmelidir. Ebeveynler, bu süre zarfında ağzın arkasında görünen ilk kalıcı azı dişlerinin, göründükleri anda fırçalama rutinine dahil edilmesini sağlamalıdır. Diş fırçalama becerileri her yaştan insana kazandırılmalıdır.

Sonuç, plağın dişlere veya diş etlerine zarar vermeden her gün etkili bir şekilde temizlenmesi, uygulanan tekniğin ne olduğundan daha önemlidir.

Önerilen Diş Fırçalama Tekniği

Diş eti kenarlarındaki plağı çıkarmak için çok kısa yatay hareketlere sahip olan nazik bir fırçalama tekniği, çoğu insan için etkilidir. Öğretilmesi ve öğrenilmesi de kolaydır. Bu nedenle, sıkıca paketlenmiş yumuşak ila orta düzeyde dokulu yuvarlak uçlu sentetik kıllara sahip bir diş fırçasıyla dişlerin nazik ve dikkatli bir şekilde fırçalanması tavsiye edilmektedir.

Küçük bir fırça kafası, ağzın arkasına ve diş yüzeylerine büyük bir fırça kafasından daha iyi erişim sağladığından, küçük bir fırça kafasına sahip bir diş fırçası da önerilebilir. Piyasadaki elektrikli diş fırçası çeşitleri gittikçe artsa da sadece rotasyon salınım hareketine sahip (fırça başının bir o yana bir diğer yana hareket ettiği) elektrikli diş fırçaları, plak temizliğinde ve diş eti iltihaplanmasının azaltılmasında, normal diş fırçalarından daha iyi bulunmuştur. Ayrıca, diş etlerinde yaralanmalara neden olma olasılığı daha fazla değildir.

Aşırı basınç içeren hatalı diş fırçalama teknikleri, diş eti çekilmesinin (diş eti çizgisinin geriye çekilerek diş köklerini açığa çıkarması) ve mekanik aşınma kaynaklı diş dokusu kaybının önemli ölçüde artmasına neden olabilir.  Diş fırçasının yalnızca baş parmak ve işaret parmağı ile kalem tutar gibi tutulması, avuç içinde dört parmak ile tutulmasından daha az basınca neden olur ve tavsiye edilen yöntemdir.

Plak Kaldırma Yardımcıları

Plak temizliğinde aşağıdakilerin kullanımı yardımcı olabilir:

  • Plakları görünür hale getiren ürünler
  • Diş ipi ve diğer diş arası temizliği araçları
  • Ağız çalkalama suyu

Plakları görünür hale getiren ürünler, plakları renklendirerek kolayca görülebilmelerini sağlarlar. Bu sebeple, plak kontrolü için faydalıdırlar. Dişlerin fırçalanmasından sonra, plağın hala bulunduğu alanları ortaya çıkarmak için kullanılmalıdırlar. Plakları kendi başlarına temizlemezler ancak kullanıcıları diş fırçası ile kaçırdıkları alanlara yönlendirirler.

Diş ipi ve diğer diş arası temizliği araçları, doğru kullanıldıklarında değerlidirler. Doğru kullanım için genellikle profesyonel tavsiye ve talimatlar gerekmektedir. Ek bir plak kontrolü yöntemi de antiseptik kullanımıdır. Klorheksidin bunların en etkilisidir. Her ne kadar Klorheksidin, ağız gargarası ve jeller biçiminde reçetesiz olarak satılmaktadır. Ancak dişleri lekeleme ve tadı bozma eğilimi, klorheksidin ürünlerinin uzun süreli kullanımını genellikle zorlaştırmaktadır. Diğer antiseptikleri içeren diş macunları ve ağız gargaraları, klorheksidinden daha az etkili olmakla birlikte, bu yan etkilere sahip değildirler.

Önerilen Diş İpi Tekniği

  1. Temiz ellerle yaklaşık 45 cm diş ipi çıkarınız.
  2. Diş ipinin bir ucunu bir elin orta parmağı etrafına sarın.
  3. Diğer ucunu ve diş ipinin çoğunu diğer elin aynı parmağına sarın, eller arasında uzanan küçük bir uzunluk (7 ila 10 cm) bırakın.
  4. Baş parmağınız ve işaret parmağınız arasında sıkıcı tuttuğunuz (veya arayüz temizleyicinizdeki) diş ipini dişleriniz arasında nazik bir kesme hareketiyle oynatın.
  5. Yaralanmayı önlemek için diş ipini diş etlerine çarptırmamaya dikkat edin.
  6. Diş ipini, dişin diş eti ile birleştiği çizgiye ulaştığında, bir dişin üzerine doğru C şekline getirin ve diş ile diş eti arasındaki boşluğa hafifçe kaydırın.
  7. Diş ipini, dişin yanına doğru sıkıca tutarken, yukarı ve aşağı hareketlerle nazikçe diş etinden uzaklaştırın.
  8. Plağı bitişik dişten temizlemek için bu ovma işlemini tekrarlayın.
  9. Diş ipini dişlerin arasından dışarı doğru çekin ve tüm dişler temizlenene kadar bu prosedürü tekrarlayın.
  10. Diş ipi kirlendikçe ya da yıprandıkça, bir yandan kullanılan diş ipini bir elinizde toplarken, diğer yandan diğer elinizdeki kullanılmamış diş ipini çıkartın.
  11. Diş ipi kullanımından sonra ellerinizi yeniden yıkayın.

Profesyonel Plak Kontrolü ve Tedaviler

Hastalığın evresine, genel sağlığınıza ve daha önceki tedavilere nasıl yanıt vermiş olduğunuza bağlı olarak diş eti hastalıkları için çeşitli tedaviler bulunmaktadır. Tedaviler bakteriyel büyümeyi kontrol altına alan cerrahi olmayan yöntemlerden, destek dokuları onarmak için uygulanan ameliyatlara kadar değişiklik göstermektedir.

Diş Eti Hastalığı için Cerrahi Olmayan Tedaviler

Diş eti hastalığının ameliyatsız tedavi yöntemlerinden bazıları şunlardır:

  • Profesyonel Diş Temizliği: Tipik bir muayenede diş hekiminiz, plak ve tartarı (diş yüzeyinde biriken ve sertleşen ve sadece profesyonel temizlikle çıkarılabilen plak) tüm dişlerin diş eti çizgisinin altından ve üstünden temizleyecektir. Eğer diş eti hastalığının bazı belirtilerini gösteriyorsanız, diş hekiminiz profesyonel diş temizliğini yılda iki defadan fazla tavsiye edebilir. Diş temizliği aktif diş eti hastalıkları için bir tedavi değildir. Hastalığın gelişimini engellemeye yardımcı olabilecek önemli bir önleyici tedbirdir.
  • Diş Taşı Temizliği ve Kök Yüzeyi Düzleştirme: Bu, lokal anestezi altında yapılan, cerrahi olmayan derinlemesine bir temizlik prosedürüdür. Bu tedavide, diş eti çizgisinin üstünde ve altında bulunan plak ve tartarlar kazınarak çıkarılır (diş taşı temizliği) ve diş kökündeki sert noktalar pürüzsüz hale getirilir (kök yüzeyi düzleştirme). Pürüzlü noktaların düzleştirilmesi bakterileri yok eder ve diş etlerine dişlere tutunmak için temiz bir yüzey sağlar. Diş hekiminiz veya periodontistiniz, diş eti altında temizlenmesi gereken plak ve diş taşı (sertleşmiş plak, tartar) bulunduğunu belirlerse diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme yapılır.

Diş Eti Hastalığı için Cerrahi Tedaviler

Diş eti hastalığı için uygulanan bazı tedaviler cerrahidir. Bazı örnekler:

  • Flep Cerrahisi / Cep Küçültme Ameliyatı: Bu prosedür sırasında diş etleri kaldırılır ve tartar çıkarılır. Bazı durumlarda, hasarlı kemiğin düzensiz yüzeyleri hastalığa neden olan bakterilerin saklandığı alanları sınırlamak için düzleştirilir. Diş etleri daha sonra dokunun dişin etrafına rahatça yerleşeceği şekilde yerleştirilir. Bu yöntem diş eti ve diş arasındaki boşluğun boyutunu azaltır, böylece zararlı bakterilerin gelişebileceği alanları azaltır ve diş eti hastalıkları ile ilişkili ciddi sağlık problemlerinin riskini azaltabilir.
  • Kemik Greftleri: Bu prosedür, diş eti hastalığı tarafından tahrip edilen kemiğin yerine kendi kemiğinizin, başka birisinin bağışladığı kemiğin veya sentetik kemiğin kullanımını içerir. Greftler, kemiğin yeniden büyümesi için bir platform görevi görür. Bu da dişlere sabitliklerini geri kazandırır. Doku mühendisliği olarak adlandırılan yeni teknoloji, vücudunuzu yeni kemik ve dokuyu daha hızlı üretmeye teşvik eder.
  • Yumuşak Doku Greftleri: Bu prosedür, ince diş etlerini güçlendirir ve diş etinin çekildiği yerleri doldurur. Genellikle damaktan alınan greft doku, etkilenen bölgeye dikilerek buraya doku eklenmesi sağlanır.
  • Kılavuzlu Doku Rejenerasyonu: Dişlerinizi destekleyen kemik tahrip olduğunda uygulanan bu prosedür, kemik ve diş eti dokusu büyümesini teşvik eder. Flep cerrahisi ile birlikte yapıldığında, kemik ve diş eti dokusu arasına küçük bir parça örgü benzeri kumaş eklenir. Bu, dişeti dokusunun, kemiğin bulunması gereken bölgeye doğru büyümesini engelleyerek, kemiğin ve bağ dokunun büyümesini ve dişleri daha iyi desteklemesini sağlar.
  • Kemik Ameliyatı: Orta ve ileri kemik kaybı nedeniyle kemikte oluşan sığ kraterleri pürüzsüzleştirir. Flep ameliyatından sonra, diş çevresindeki kemik, kraterleri azaltmak için yeniden şekillendirilir. Bu, bakterilerin toplanmasını ve büyümesini zorlaştırır. Bazı hastalarda, diş eti hastalıklarının tedavisi için cerrahi olmayan diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme prosedürü uygulanmaktadır. Cerrahi tedaviler, diş etrafındaki dokunun sağlıksız olduğu ve cerrahi olmayan seçenekler ile düzeltilemediği durumlarda gereklidir.   

Diş Eti Hastalığı Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Antibiyotik tedaviler, diş eti hastalıkları ile ilişkili bakterileri azaltmak ya da geçici olarak ortadan kaldırmak veya diş ile kemik arasındaki bağlantının yok oluşunu kontrol altına almak için cerrahi ve diğer tedavilerle kombinasyon halinde ya da tek başına kullanılabilir.

Klorheksidin, ağızda veya periodontal ceplerde plak ve diş eti iltihabını kontrol etmek için kullanılan bir antimikrobiyaldir. İlaç, ağız gargarası olarak veya kök yüzeyi düzleştirme sonrası ceplere yerleştirilen ve ilacı yaklaşık 7 gün içinde yavaşça salan jelatin dolgulu bir çip olarak kullanılabilir. Doksisiklin, tetrasiklin ve minosiklin dahil olmak üzere diğer antibiyotikler de, diş hekiminiz uygun gördüğü takdirde diş eti hastalıklarını tedavi etmek için kullanılabilir.

Buna ek olarak, plak ve diş eti iltihabını azaltmak için florür ve antibiyotik içeren triklosan isimli reçetesiz bir diş macunu da sıklıkla önerilmektedir.

Düşüncelerinizi Paylaşın

Burada bahsedilen diş eti hastalığı belirtilerini gösteriyor musunuz? Düzenli diş hekimi kontrollerinize gidiyor musunuz? Diş eti hastalıklarını önlemek için neler yapıyorsunuz? Düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi bizimle yorum olarak paylaşın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here